Please enable JavaScript.
Coggle requires JavaScript to display documents.
FARK ET DÜŞÜN HİSSET YAŞA - Coggle Diagram
FARK ET DÜŞÜN HİSSET YAŞA
FARK ET
SORUNLARIN KAYNAĞI.
Yaşadığımız ortam,içinde bulunduğumuz çevre,bu çevreyi oluşturan insanlar ve yaşadığımız olaylar, ruhsal yaşamımızın en önemli parçalarından birini oluşturur.
O halde bizim için sorun olan veya olmayan bütün duygusal tepkilerimizi ve davranışlarımızı,içinde yaşadığımız olaylarla açıklayabilir miyiz?
Cevap "Hayır"
Yaşamla ilgili gözlemlerimiz bu kuramla uyumlu değil.
Aynı olayları yaşayan insanlar o olayları aynı şekilde algılayıp anlamıyor,aynı şekilde hatırlayıp anlatmıyor ve aynı tepkileri vermiyor.
Lütfen kendinize ve çevrenizdekilere bir de bu gözle bakın. Herkes aynı olaya aynı tepkiyi mi veriyor?
Ayrıca tek bir nedene dayandırılan açıklamalar ruhsal yaşam için yeterli değildir.
Nedensellik ilişkisini çevremizde olup bitenler ve verdiğimiz tepkiler açısından kolaylıkla kursakta bu tek başına yeterli bir açıklama değildir.
(YALAN)
Duygusal tepkilerimizde ve davranışlarımız da olaylar tek başına belirleyici değildir.Herhangi bir olay veya durumun bize bir etki debulunabilmesi için öncelikle onu fark etmemiz,algılamamız gerekir.
BDT;
Şimdiki sorunlara odaklanır.
Süre sınırlı.
Sorun çözme hedefli.
Davranışçı psikolojiye dayanır
"Olayları olduğumuz gibi değil, algıladığımız gibi görürüz.
Davranışlarımızın yaşamımızı olumlu yönde etkileyecek şekilde değişmesini amaçlar.
BEYNİMİZ
Beyninizi bilgisayara benzetebiliriz. İnsan beyni saniyede 1 trilyon ile 100 trilyon bitlik bilgi işler. Beyin kabaca 3 bölümden oluşur;
Beyin sapı
Ön beyin
Beyincik
insan beyni iki öncelikli konuda başarılı olmak için dizayn edilmiş ;
Tehdidi fark etmek ve bununla savaşmak,tehdidi yok etmek veya tehditten kaçınıp zarar görmemek,işe yaramayacak ve sadece enerji tüketecek şeylerden uzak durmak bu amaçla gelişmiş en temel yöntemlerdendir.
DUYGULAR
Tanımı ve niteliği üzerinde çok düşünmediğimiz bir yaşantıdır duygu.Onu hissederiz , yaşarız, biliriz ama onun ne olduğunu veya ne işe yaradığı üzerinde durup düşünmemişizdir.
Duygular hayatımıza renk verir.Bu renk olumlu da olumsuz da olabilir.
5 Temel Duygu
Mutluluk
Üzüntü
Korku
Tiksinme
Kızgınlık
Olumlu duygular insanın yaşamayı istediği ,olumsuzlar ise uzaklaşmaya çalıştığı duygulardır.
Olumlu duygular; mutluluk,ilgi,neşe,güven ve beklenti.
Olumsuz duygular;kızgınlık,korku,üzüntü, şaşkınlık, utanç ve tiksinmedir.
Duyguların görevi; çevreyi ve çevrede olup bitenleri fark edip ona uygun davranmamızı sağlamaya yardımcı olur.
Eğer olumsuz duygular olmasaydı neler olurdu? Duygular yaşantıların hepsinin bir işlevi vardır ve hiçbir duygu kendiliğinden olumsuz sonuçlar doğurmaz. Tam tersine, duygularını eksikliği olumsuz sonuçlara yol açabilir.(Cüzamın öyküsü)
Olumsuz duygular zararlı mıdır? Bunu şöyle açıklamak istiyorum; korktuğumuz bir durumda bize korku değil,olup bitenler zarar verir . Yani olumsuz sonuçlara yol açan şey,o duygunun kendisi değil,o duyguyla ilgili değerlendirmemiz ve bununla ilişkin davranışınlarımızdır.
Panik bozukluğu olan bir bireyin panik atak sırasında ortada tehlikeli bir şey yokken yaşadığı panik ve kaçınmayı yanlış alarma örnek verebiliriz
Gerek iç gerekse dış gerçeklikten kaynaklanan duygularımızın asıl görevi bize ne olmak ve nasıl yaşamak istediğimizi,yani değer ve ideallerimizi göstermektir.
OLUMSUZ DUYGULARIN OLUMSUZ YANI
Üzüntü veya keder sık sık ortaya çıkıyorsa , çok şiddetliyse ,kalıcıysa kışinin işlevleriyle beraber aile yaşamını , mesleki hayatını ve ilişkilerini de bozmaya başladıysa işte o zaman bir sorun halini alır. Artık bu durumun depresyon dediğimiz rahatsızlığa dönüştüğüne işaret eder.
Depresyonun kelime anlamı çökkünlüktür. Kişinin ruhsal çökkünlük yaşamasını; yani üzüntü,keder,mutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik gibi belirtiler göstermesini ifade eder.
DÜŞÜNCELER
Düşünce, zihinde geliştirilmiş ve depolanmış olan fikirlerin, anlamların, mesajların veya bilgi birimlerinin dışavurumunu ve ifade edilişini sağlayan bir dildir.
ANDA KALAMAMAK. Düşünceye aşırı bağlılık ve düşünceyi aşırı kullanmamız, aynı zamanda yaşadığımız anla olan bağlantımızı ve temasımızı da koparır.
Duyguyu insanın iç dünyasıyla ve dış dünyayla ilgili bilgiler veren bir tür alarm sistemine benzetmiştik. Algı ve düşünceleri de bu işaret sisteminin sensörü olarak işlev gördüğünü düşünebiliriz.
Yangın /Alarmın algılyacısı/etrafı kontrol etmek
DÜŞÜNCENİN GÖREVİ
Düşüncenjn temel görevi ,duyguların işaret ettiği istek ve ideallere dönük olarak nasıl davranıp ne yapabileceğimizi belirleme konusunda bize yardımcı olmaktır.Duygu ne istediğimizi, düşünce de bu bu isteğimize nasıl yaklaşabileceğimizi gösterir.
Düşüncenin yapısı ve işlevi
Düşünceyi gerçekten ayrı bir şey olarak görmek demek,onun gerçeklikten ayrı ve zihnimizde olup biten bir süreç olduğunun farkında olmak ve bu bilinci diri tutmak demektir.Ancak bu basit ayrımı çoğu kere unuturuz.Psikolojide bu ayrımın farkında olmama haline "bilişsel kaynaşma"ve bunun daha ciddi biçimlerine de "düşünce eylem kaynaşması "adı verilir
Psikolojik sorunlarla uğraşan bilişsel terapistler bilgi işleme süreçlerine özelliklerine göre çeşitli adlar vermiştir.
Keyfi çıkarsama
Seçici soyutlama
Hep yada hiç biçiminde düşünme
Felaketleştirme
Duygusal çıkarsama
Etiketleme
Küçükseme veya büyütme
Zihin okuma
Aşırı genelleme
Kişiselleştirme
Meli malı ifadeleri
Yaşamın anlamı nedir? İki bileşene ayırıyoruz;birincisi yaşam,ikincisi ise ona verilen anlam.
Yaşam dediğimiz şey iki zaman noktası arasında , yani doğumla ölüm arasında geçen süre.O halde yaşama anlamını veren veya vermeyen şey,bu zaman diliminde olup bitenlerdir. Yani daha basit anlamda yaşamın anlamı, varlığını veya neslini sürdürmektir. Burada insanın zamanını nasıl geçirdiğine bakarsak sıralama olmaksızın, belli başlı şu sekiz alandaki etkinliklere bakarız:
Duygusal alan
Akrabalık
İş,kariyer,okul,
Bedensel alan
Hobiler,boş zamanlar
Toplumsal alan
Felsefi,manevi,dini alan
Bu alanlar dışında örnek verecek olursak; Mesela panik bozukluğu olan bir insana baktığımızda bütün yaşamının panik atak geçirmemek ekseninde şekillendiğini görürüz. Kitapta Mehmet Bey'in hikayesi buna en iyi örnek olacaktır.
DÜŞÜN
ÇÖZÜMÜN HARİTASI
Her bireyin kendi açısından iyi yaşamı bulmasında kendi duyguları,özellikle de olumsuz duyguları en büyük yardımcısıdır.
Birinci adım; Yaşamımızdaki sorunları fark etmek (Cem beyin hikayesi)
Olumlu duygularda bize bilgi vermekle beraber,asıl olumsuz duygularımız daha yaşamsal bilgileri verir
İkinci adım;Olan biteni olduğunu gibi fark etmek
Kendinizde olumsuz duyguya ve sorun olan davranışa yol açan olayları,yani yaşadıklarınızı saptamak, ardından o sırada ne hissedip ne düşündüğünüzü fark etmek ve bunları not etmek önceliğiniz olsun.( OLUMSUZ DUYGU KAYDI GİBİ)
Üçüncü adım; Düşüncelerimizi fark etmek
Dördüncü ve son adım ise ; Davranışlarımızı fark etmek
DÜŞÜNCE ANAHTARI
Düşüncenin görevi; Gerçekliği tanımlama, anlamlandırma ve olacakları tahmin yoluyla kişinin yaşamdaki istek ve ideallerine dönük şekilde davranmasına yardımcı olmaktır.
HİSSET
İYİ YAŞAMAK
Yaşama anlam katan ,onu oluşturan temel alanlarda kişinin değer ve ideallerinin farkında olarak bunlara uygun davranışlar içinde bulunması veya yaşamasıdır.
Temel hedefimiz; sıkıntı yaşayarak sıkıntı yaşama kapasitesini geliştirmek.
Zor Sorunları Çözmek
Hepimiz dünyayı ve olayları kendi iç sistemimize göre algılarız.Yani her sorunu da farklı insanlar farklı şekilde algılayıp farklı çözüm yolları bulmaya çalışır . Kitapta verilen felaketler piyangosu örneğinde de görüldüğü üzere hepsi kendine göre mantıklı sebeplere dayanarak birini seçip , çözüm bulmaya çalışmışlardır
Sorunları çözmenin ilk adımı ise , çok geç olmadan onların farkına varmaktır. Bu aşamada önümüze iki engel çıkar. Birisi sorunu küçümsemek, diğeri de gereğinden fazla ciddiye almak.
Sorun çözümünde ilk önce kişinin üzerinde çalışacağı sorunu tanımlaması gerekir. Ardından da şu sıralamaya uyuyabilir: Bu sorunlarını güvendiği bir insanla paylaşıp tartışmak. Hangi yollarla ve yöntemlerle bu sorunun değişebileceğini bir kısıtlama olmaksızın düşünmek ve bulduğu seçeneklerin tamamını bir yere yazmak. Bu seçeneklerin her birinin yarar ve zararlarını incelemek
SORUN KARŞISINDA YAPILABİLECEKLER
*Soruna verdiğimiz düşünsel tepkiyi değiştirmek, sorunu yeniden değerlendirmek
*Sorunu çözmeye çalışmak
*Uzaklaşma,Kaçma,terk etme vb.
*İnkar veya katlanma
YAŞA
İLETİŞİM BECERİLERİ
İnsanlarla ilişkimizde olumsuz hissediyorsak ilişkinin daha iyi bir yola girmesi için;
Sorun yaşadığımız kişinin değişmesini beklemek
Sorun yaşadığımız kişiyi değiştirmeye çalışmak
Kendinizi değiştirmeye odaklanmak
İyi iletişiminin özellikleri;
Olan bitenle ilgili ve net konuşmak
Kendi duygu düşünce istek ve niyetlerimizi dürüst ve açık bir şekilde ifade etmek
Anlamayı amaçlayarak iyi bir şekilde dinlemek
Karşı tarafa saygılı olmak,onun varlığını ve farklılıklarını kabullenmek
Kötü iletişimin özellikleri;
Karşı tarafla ilgili kapalı,anlaşılmaz ve uzun konuşmak.
Duygu, düşünce ve niyetini saklamak veya davranışla ortaya koymak.
Karşı tarafı dinlememek, kendini savunmak veya saldırma amaçlı dinlemek
Karşı tarafa saygı duymamak,onu aşağılamak, karşı tarafın varlığını ve farklılıklarını kabullenmemek
İnsan ilişkilerinde baskınlık,edilgenlik ve boyun eğiciliği; edilgenlik-boyun eğicilik baskınlığı ;dostça -atkadaşca tutumlar dostça arkadaşça tutumları; düşmanlık ve soğuk tutumlar ise düşmanlık ve soğuk tutumları getirir. Yani ne ekersen onu biçersin.
TEMEL İLETİŞİM BECERİLERİ
İYİ İLETİŞİMİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Emir vermek,yönlendirmek
Uyarmak,tehdit etmek
Tavsiye vermek,çözüm önermek
Mantık yoluyla karşı tarafı ikna etmeye,alt etmeye çalışmak
Kişiye ne yapması gerektiğini söylemek
Karşı çıkmak, yargılamak
Anlamadan uzlaşmak
Alay etme,aşağılama
Yorum ve analiz yapmak
Güvence vermek,sempati göstermek
Sorgulama veya irdeleme
Dikkat dağıtma, espri yapma
KONUŞMA
Konuşma karşımızdaki kişiye sözel olarak bilgi iletmemizi sağlar.
İYİ KONUŞMANIN KURALLARI
Dikkatli bir biçimde konuşun
Uygun zamanda konuşun
Açık ve net konuşun
Destekleyici ve yapıcı konuşun
Anlamlı sorular sorun
Sessizliği kabul edin
Çapraz kontrol yapmayın
DİNLENME
Dinleme öncelikle karşı tarafın bize aktarmaya çalıştığı mesajları/bilgi almayı,daha sonrada bu alınan mesaja uygun tepkileri vermeyi içerir. Etkin bir süreçtir.
Hedefi; karşımızdaki kişinin bize iletmek istediği mesajı anlamak ve almaktır
Etkin dinleme; karşımızdaki insanı anlamaya dönük dinlemedir.
DİNLEMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Karşılaştırma
Zihin okuma
Konuşmayı kesmek
Süzgeçten geçirmek
Yargılamak