Please enable JavaScript.
Coggle requires JavaScript to display documents.
Şeytan Tüyü-Haldun Taner - Coggle Diagram
Şeytan Tüyü-Haldun Taner
Dil ve Anlatım
-
Dil
Eser, bir mektup tarzında yazılmıştır ve içeriği, Hidayet Ağa adlı bir karaktere hitap niteliğindedir.
Kullanılan dil ise yöresel ağız formlarının yazıya geçirilmiş olduğu, ancak sıkça eski arapça/farsça karmaşık kelimelerin de kullanıldığı bir niteliğe sahiptir. Bu tezatlık, düşük eğitimli bir kimsenin resmi ve bilgili görünme çabasına yorulabilir.
Yapısal Unsurlar
Mekan ve Zaman
Öyküde geçen mekanlar Berlin şehrinde bir metro durağı, Kantstrasse Oteli, bir Hayvanat bahçesi ve bazı başlıca Berlin caddeleridir. Öykü boyunca geçerli bir zaman unsuru belirtilmemiştir.
Karakterler
Öykünün ana karakteri ve anlatıcısı Türkiye'de kırsal bir kesimden Almanya'da Berlin'e kaçak olarak göç etmiş bir işçidir. Ona ek olarak onun hayatından kesitler sunduğu bir dostu Hidayet ağa, Berlin'deki kimi dostları ve başka kaçak işçiler karakter kadrosunun üyeleridir.
Olay
Öykü, bir olaydan ziyade Alman'ya ya göç etmiş bir işçi olan Ökkeş'in günlük hayatında yaşadığı bazı durumları anlatmaktadır. Bu sepepten dolayı bir durum öyküsüdür.
Temalar
Yabancılık
Eserin ana karakteri Ökkeş, kendini Alman toplumu tarafından dışlanan, ırkı ve sınıf tabakası sebebiyle kendi haliyle toplumun dışına itilen ve istenmeyen biri olarak bulmaktadır. Nitekim Alman toplumunun gözünde o ve onun gibi yabancı işçiler, bir değere sahip değillerdir. Bu durum bir köpeğin bir yangından kurtarılıp klinik yardım görmesine rağmen düşen bir işçiye kimsenin yardım etmeyeceği örneğiyle açıklanmıştır.
Ökkeş, bu dışlanmayı bir ayı maskotu olarak çalışarak, ironik bir şekilde, Türk toplumunda kaba sayılan bir hayvanı canladırarak yenmektedir. Nitekim ayı kostümünün içinde sevilmekte, çocuklar ve halk onun varlığıyla eğlendirilmektedir. Bu, aslen Ökkeş'in yabancılığını vurgular; nitekim ancak kendinden uzaklaşarak ve toplumu eğlendirerek aitlik hissedebilmektedir.
Uyum
Öyküdeki Türk işçiler, varlıklarını devam etmek ve polis tarafından yakalanmamak amacıyla Alman toplumuna uyum sağlamak durumundadırlar. Bu durumda bu yabancı topluma uyum, bu işçiler için hayatlarını idame ettirme meselesidir, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kendini ırki ve sınıfsal gerekçelerle dışlayan bir topluma entegre olmak zorunluluğundadırlar.