Please enable JavaScript.
Coggle requires JavaScript to display documents.
Öykü Türünün Tarihsel Gelişimi, ., ., ., Screenshot 2025-10-13 at 09.25…
Öykü Türünün Tarihsel Gelişimi
.
İtalyan yazar Giovanni Boccacio’nun Decameron adını
verdiği hikâyeler, bugünkü anlamda kısa hikâyenin ilk örneğini oluşturmuştur. Yaklaşık üç yüz yıl boyunca
bütün Avrupa’yı etkisi altına alan Decameron’dan sonra Batı’da kısa hikâye türü giderek olgunlaşmaya başlar ve
XIX. yüzyıla gelindiğinde kendi kuralları olan, bağımsız bir disiplin olarak kabul edilir.
XX. yüzyılda daha az sayıda sözcükle daha öz ve daha derin anlatma yoluna gitmiştir
Romanın ortaya çıkış tarihi ile mukayese edildiğinde kısa hikâyenin “Söylencelerden halk öykülerine, masallardan fıkralara, yaşam öykülerinden en kaba terimle halkın 'iyi bir hikâye’ dediği metinlere kadar uzanan
” (Bates, 2013, s. 7) çok uzun bir geçmişinin olduğu görülür. Bates, bu uzun zaman dilimini insanoğlunun yaratılış hikâyelerinden olan Habil ve Kabil’e kadar götürür.
.
.
.
Kısa hikâyenin XIX. yüzyıla gelinceye kadarki tarihsel gelişimini M.Ö. 2000’li yıllardan başlatan Hansen bu yolculuğun ilk durağını Mısır olarak belirler. Mısır’dan günümüze gelen en eski hikâyeler papirüs üzerine yazılmış dini ilahiler ve çalışma şarkıları için söylenmiş nazımlardır.
.
.
Hindistan, kısa hikâyenin ikinci durağıdır. Burada kısa hikâye türünde değerlendirilen Brahmanalar (M.Ö. 900-700) çoğunlukla Vedaların teolojik etkileri olarak işlev görmüş, bazıları ise öğretici kısa hikâye (kıssa)
şeklinde oluşturulmuştur.
Yunanlılar döneminde filozofların eserleri, kısa hikâye anlatısı bağlamında ele alınabilecek türlerdendir. Örneğin Logosların anlatıcısı olan Herodotus, uzun tarihinin arasına, kurgulanmış ara sözler serpiştirmiştir.
3 more items...
.
.
.
GİRİŞ: Kısa hikâye yeni bir yazın türü değildir. İnsanoğlunun anlatma ihtiyacı hissettiği günlere kadar götürülebilecek uzun bir geçmişe sahiptir. Sözlü gelenek içerisinde oluşan halk masalları, fabllar, anekdotlar, fıkralar ve bunun gibi daha nice ürünler, kısa hikâyenin doğmasına hizmet etmiştir.
.
.
.
.
.