Please enable JavaScript.
Coggle requires JavaScript to display documents.
:<3:SÖZ SANATLARI:<3: - Coggle Diagram
:<3:SÖZ SANATLARI:<3:
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirme, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insanlara ait özelliklerin verilmesidir.
ÖRNEKLER
:check: Akşam olunca ağaçlar hüzünle sallanırdı.
:check: Dağların yüreği yaralı, üzüntüyle bakıyorlar etrafa.
İlk örneğimizde cümle bize ağaçların hüzünle sallandığını söylüyor. Evet, bir ağaç sallanabilir ama hüzünlenmez. Bu sebeple burada kişileştirme vardır diyebiliriz.
İkinci örneğimizde ise iki yerde kişileştirme var. Bulabilecek misiniz? :smiley:
İlk kişileştirme dağların yüreği olması değil mi? Bir dağın yüreği yani kalbi olmaz.
İkinci kişileştirme ise dağların üzüntüyle bakması. Dağlar üzüntüyle bakmayı bırakın bakamazlar bile öyle değil mi?
Bakmak ve bir kalbe sahip olmak insana ait özelliklerdir. Bu nedenle bu cümlelerde kişileştirme vardır. Bravo size :star:
KONUŞTURMA
Konuşturma, kişileştirilen canlı veya cansız varlıkların konuşturulması sanatıdır.
ÖRNEKLER
:check: Adam elini uzattı; tam onu koparacağı sırada, mor menekşe: ‘Bana dokunma!’ diye bağırdı.”
:check: Masa, sandalyenin böyle dediğini duyunca: "Bu söylediğine çok üzüldüm gerçekten!" deyiverdi.
Gördüğümüz gibi bu cümlelerde hem kişileştirme hem konuşturma vardır. O ZAMANN;
:warning: Her konuşturma olan cümlede bir kişileştirme vardır. Ama her kişileştirmede konuşturma olmak zorunda değildir.
Örneğin; "Karganın buna canı çok sıkıldı." cümlesinde kargayı kişileştirdik ama konuşturmadık. Eğer konuştursaydık bu cümlede hem kişileştirme hem konuşturma var diyebilecektik.
:!: Konuşmak insana ait bir özelliktir. İnsan dışı bir varlığı konuşturduğumuzda orada mutlaka kişileştirme vardır diyebiliriz. Mesela fabllar çok güzel bir konuşturma örneğidir. Hadi gelin bir tane fabl örneği izleyelim :smiley:
-
KARŞITLIK
Birbirine karşıt olan durum, kavram ve fikirlerin bir arada kullanılmasına karşıtlık (zıtlık)
denir.
ÖRNEKLER
:check: Ağlanacak halimize güleriz çoğu zaman.
Gördüğümüz gibi bu cümlede zıt kavramlar
:star: ağlamak ve gülmek
-
BENZETME
Sözün etkisini arttırmak veya anlatımı güçlendirmek için aralarında ilgi bulunan iki kavram ya da varlıktan, zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir.
Benzetmenin dört ögesi vardır: Bunlaaar
Benzeyen: Zayıf unsur
Kendisine benzetilen: Güçlü unsur
Benzetme yönü: İki unsur arasındaki benzetme sebebi.
Benzetme edatı: Benzetme ilgisi kuran ek ya da sözcüktür. Daha çok "gibi"
sözcüğü kullanılır. Sanki, adeta sözcükleri de edat olarak kullanılır.
ÖRNEKLER
:check: Çocuklar arı gibi çalışkandı.
Benzeyen: Çocuklar
Kendisine benzetilen: Arı
Benzetme yönü: Çalışkan olmak
Benzetme edatı: gibi
:check: Ali keçi kadar inatçıdır. Benzeyen: Ali
Kendisine Benzetilen: Keçi
Benzetme yönü: İnatçı olmak
Benzetme edatı: Kadar
:warning: NOT
Benzetmenin olabilmesi için saydığımız dört unsurun tamamının olmasına gerek yoktur.
Örneğin; "Çocuklar arı gibi." dediğimizde benzetme yönünü kullanmayız ancak bunun olmaması benzetme yapmadığımız anlamına gelmez. Cümlede yine de benzetme anlamı vardır. Arıların çalışkan olduğunu bildiğimiz için benzetme yönünü kullanmasak da çocukların çalışkan olduğunu anlıyoruz.
-
-
ABARTMA
Bir şeyin özelliklerini, bir olayı veya bir durumu olduğundan daha büyük veya daha küçük
göstermeye abartma denir.
ÖRNEKLER
:check: Çantayı taşımaktan kolum koptu.
Bu cümlede kişi, kolunun fiziksel olarak koptuğunu değil, "çok yorulduğunu" abartma
yaparak anlatmıştır.
:check: Bir ah çeksem dağı taşı eritir. Bu cümlede de kişinin gerçekten dağı taşı erittiğini değil, "derdinin çokluğu veya zorluğunun gücünü" abartma yaparak anlatmıştır. 
-