“Tüh, adamın üstünü kirlettim! Benim amirim değil ama ne fark eder? Bu yaptığım çok ayıp, kendisinden özür dilemeliyim.” diye düşündü. Birkaç kez hafifçe öksürdü, gövdesini biraz ileri verdi, generalin kulağına eğilerek;
– Afedersiniz, beyefendi! diye fısıldadı. İstemeyerek oldu, üzerinize aksırdım.
– Mühim değil, mühim değil…
– Affınıza sığınıyorum, efendim, hoş görün bu hareketimi. Ben… Ben, böyle olmasını istemezdim.
– Oturunuz, lütfen! Rahat bırakın da oyunu izleyelim.